tasarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tasarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2012

DiShe Topuklar




Hayatımıza yeni yeni girmeye hazırlanan yeni ürünlere çarpıcı bir örnek!

Rengarenk ve çeşitli ebatlarda üretilen bu topuk koruyucular, hem ayakkabıların zarar görmesini önlüyor, hem de giderek çok sevilen birer aksesuar haline dönüşüyor. Şimdiden meraklıları oluşmuş olmalı ki, DiShe topukların tanesi 19,90 TL’den satışa sunuluyor.

15 Haziran 2012

Atıl Köy Okulları Projesi'nde ORDU Pilot Bölge



Türkiye’nin her bölgesinde işlevini yitirmiş, binlerce boş okulun Atıl Kalmış Köy Okullarının Yeniden Değerlendirilmesi Projesi, ile yeniden kullanılabilir hale getirilmesi hedefleniyor. Ordu, bu projede pilot bölge seçilmiş ve Kargı ile Çaka Köylerinde çalışmalar başlamıştır.

Temmuz-Ağustos 2012 süresince onarılacak Kargı İlköğretim Okulu’nun 2012-2013 eğitim öğretim yılına yetiştirilmesi, Çaka İlköğretim Okulu’nun ise tasarım sürecinin yaz ayında tamamlanıp, inşaatın yeni yılın başlangıcına kadar tamamlanması planlanıyor.

"Herkes İçin Mimarlık" ağının içerisindeki öğrenci toplulukları önderliğinde ve üniversite öğretim görevlileri danışmanlığında, üniversite öğrencilerinin tasarım, planlama ve inşaat süreçlerinin tümünde aktif olarak yer alıyorlar.

Kargı-Akkuş'ta okul aile birliği başkanının söylediklerine kulak verin mutlaka.

Diyor ki; Siz Gelin Yeter Ki!

14 Haziran 2012

ORBİS VİSTA'ya Teşekkür!

 
(EİB) Ege İhracatçı Birlikleri tarafından düzenlenen Gıda AR-GE Proje Pazarı Yarışması'nda Orbis Vista Patent ve Hukuk Danışmanlığı sınai mülkiyet sponsoru olarak yer alarak, ödül alan projelerin korunması için patent veya tasarım tescil başvurularını ücretsiz yapmayı üstlendi. Yarışmaya katkılarından ve verdiği destekten dolatı Orbis Vista, Ege İhracatçı Birlikleri tarafından Teşekkür Belgesi ile onurlandırıldı.

9 Nisan 2012

Orbis Vista, İHRACAT Dergisi Sayfalarında


İHRACAT Dış Ticaret ve Ekonomi Dergisi sayfalarında Orbis Vista'ya yer vererek "ORBİSKOBİ" kampanyasını duyurdu. Mart 2012, Sayı 4

Koleksiyon Mobilya Farkını Ortaya Koyuyor

 
Dikkat çekici ve özgün tasarımlarıyla her zaman gözde firma olan Koleksiyon Mobilya, şimdi de, Philippe Starck tasarımı Alessi limon sıkacağını, mutfaklara neşe katmak üzere tasarım severlere sunuyor.
 
Bu ürün, mutfak araç gerecinden çok, evlerimize farklılık katan şık bir aksesuar olacağa benzer.

12 Ekim 2011

TürkKızılayı Lisanslı Soda Üretimine Son Verdi




Marka yaratmak şirketler için, hem kendi ürün ve hizmetlerinin diğerlerinden ayrışmasını, hem de haksız kullanımlara karşı durabilmeyi sağladığı için firmalar aşısından son derece önemli. Diğer bir yani ise, marka, tasarım ve patent haklarının lisans ile talep eden firmalara kullandırılabilmesidir.

Ülkemizde, lisanslı kullanımın, halen istenen düzeyde yaygınlaşmamış ve arzu edilen standarda kavuşmamış olması bilinen bir gerçek iken, Worlwide IP Law Networks isimli uluslararası topluluğun lisans konusundaki paylaşımları son derece dikkat çekici. Buna göre, dünya genelinde, lisans kullanım bedellerinin %88 oranında ödenmediği ya da tahsilatında sorun yaşandığı ifade edilmekte. Bu sorunun temelinde, kullanım şartlarının belirlendiği lisans sözleşmesinin içeriğinde net ve kapsamlı korumaya yönelik hükümlere yer verilmemiş olması, kısacası başarısız lisans sözleşmeleri yatmakta. Lisans, uzun süreli kullanım hakkı verdiği için, bunun kullanım koşullarını iyi belirlemek çok önemli. Lisans sözleşmelerinin, firma açısından gelir getirici, olumlu etkilerini yaratabilmek için hukukçulardan destek alınarak hazırlanması mutlak bir gerekliliktir. Aksi halde, firmalar kendi kazanılmış haklarını koruyamadan, kendi eliyle kendi ürünleri başka firmalar kullandırarak büyük maddi zararlara uğramaktadırlar.

Son dönem, basında da geniş ölçüde yer alan en çarpıcı örnek, Türk Kızılayı markasıyla üretilen maden suyunda yaşanan uyuşmazlıktır. Türkiye Kızılay Derneği, Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan tam sayfa ilanı ile, Şadırvan İçecek Üretim Sanayi ve Ticaret A. Ş. ile imzalanan Türk Kızılayı’ nın isim ve logo kullanımına ilişkin marka kullanım sözleşmesinin, ilgili firmanın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, Türk Kızılayı tarafından noter kanalıyla çekilen ihtarname ile iptal edildiğini duyurmuştur. Bun dan sonra ise, üretimin aynı şekilde devam etmesi, artık haksız kullanıma girmekte olup, kurum, bu konuda gerekli hukuki süreçlerin başlatıldığını yine aynı sayfada duyurmuştur.

Kazanılmış haklar için başka kişi veya işletmelere lisans ile kullanım hakkı verilebilir ve başka marka sahiplerinin kazanılmış hakları lisans hakkı talep ederek kullanılabilir. Ancak, mevcut hakların korunması ve lisanslı kullanımın yükümlülükler bakımında süreç içindeki takibi son derece önemli bir konudur.

OrbisVista, lisans sözleşmelerini deneyimli hukuk kadrosu ile hazırlamaya ve geçerli kılmaya yönelik işlemleri başlatmak konusunda hizmet vermektedir.

5 Ağustos 2011

Sınai Mülkiyet Haklarının Terk Edilmişliği Üzerine...

İnternette Marka Olmak
Bu gün karşılaştığımız bir müşteri talebi kez daha fark ettirdi ki, sınai mülkiyet haklarını kullanmak bunların yakın takipçisi olmak, yakın takipçisi olmak onlardan yararlanmanın en temel şartı. Marka, patent veya tasarım başvurusu yapmak ve sonrasında arkaya yaslanmak, tescil belgesi geldiğinde tipik Türk sanayicisi mantığı ile bunu çerçeveletip duvara asmak ve unutmak belki de yapılacak en büyük hata. Sınai mülkiyet hakları, onlardan yararlandıkça, onları kullandıkça değer kazanır.
Sınai mülkiyette temel olarak sayılabilecek marka, patent ve tasarım tescilinde süreç bakımından ortak nokta, resmi kurumun incelemeden sonra yaptığı yayındır. Kurum, kendisine yapılan başvuruları ilana açarak, üçüncü şahısların itirazlarını bekler. İtiraz gelen başvurular, bu ilan aşamalarını yakından takip etmek o kadar önemli ki… İlan aşamasında tespit edilen ve kötüye kullanım sayılabilecek başvurular için anında işlem başlatabilme fırsatı verir. Basit bir itiraz dilekçesi bunun için yeterlidir. Aksi halde ise, hiçbir itiraz gelmediği için, kurum başvuruları tesciller.
Hak sahibi, eğer bu tescilden sonradan haberdar olur ise, tek yol dava süreci başlatmaktır. Bu ise, hem zaman hem de maliyet açısından yorucu ve yıpratıcı bir süreçtir.
Türk sınai mülkiyet sisteminin itiraza dayalı olması sanayicimizin ve tüm muhataplar açısından çok büyük bir avantaj sağlamaktadır. Bunun farkında olmak ve süreci iyi değerlendirmek elimizde.
Unutulmamalı ki, marka değerini artırmak ona yapılan yatırımların yanı sıra markalaşma stratejisinin iyi yönetilmesi ile de doğrudan ilgilidir. Markayı tescil ettirmek ve sonrasında takibini bırakmak, onu unutulmaya terk etmek, yapılan tüm yatırımları heba etmektir.
İyi bir marka yönetimi, markanın stratejik değer olarak görülmesi ile başlar. Şirketlerde nasıl satış ekipleri her hafta rutin toplantılar yapıp haftayı analiz eder ve sonraki haftanın stratejisini belirler ise, marka yönetimi de bunu gerektirir. Marka yönetim, başvurunun doğruluğu, sürecin ciddi biçimde takibi, benzer sonraki başvuruların ve piyasadaki kötüye kullanımların tespiti, bunlara karşı verilecek mücadeleler, mücadelelerden alınan olumlu sonuçların (basında) kamuoyu ile paylaşılmasını gerektirir. Böylece marka şirket için stratejik değerken, tüm kamuoyu ve dolayısıyla tüketici için giderek tanınan, güven duyulan ve uğruna mücadele edildiği bilinen, bu yönüyle de kıymet verilen bir marka olacaktır. Bilinirlik düzeyi artan marka, -emin olunuz ki- market raflarında ilk tercih edilen marka olacaktır. Hiç değilse her tüketicinin denemek isteyeceği bir marka olacaktır. Zaten pazarlamada, bu fikri tüketici zihninde yaratmış olmak en büyük başarıdır. Tüketicinin o markalı ürünü alıp kullandıktan sonra memnun kalıp kalmaması ise artık o ürünün kalitesine kalmış bir şeydir.
Stratejik marka yönetimi, pazarlama açısından görevini tamamlamış bulunmaktadır. Her eve girebilmiştir, her tüketicinin zihninde “marka” algısı yaratmıştır. Marka algısı o markanın “kaliteli” oluşu algısını da beraberinde getirir ve aslında “kalite” markanın alt kümesi gibidir. Marka, kaliteyi kapsar. Ancak markanın mutlaka kalite ile örtüşmesi gerekir ki, marka algısı bütünleşsin ve devamlılığı sağlanabilsin.

20 Haziran 2011

Tasarım Savaşları / Apple - Samsung

Benzer işlev ve kaliteye sahip ürünlerin, tüketici tarafından tercih edilmesini sağlayan en önemli unsur tasarımdır. Bir ürünün, kendisi ile aynı kaliteyi vaat eden diğer ürünler arasından öne çıkarak tercih edilir olmasını sağlayan, tüketicinin dikkatini çeken, ürünün özgün tasarımıdır. Tasarım ürünün görsel farklılığını ifade etmekle beraber, işlevsel farklılık da, o ürüne has bir özellik olarak tasarım değeri katmaktadır.
Örneğin, bir şemsiye işlevsel özellikleri bakımından, katlanabilen çanta tipi veya uzun-omuz askılı, ya da baston saplı veya kenarları fırfırlı tasarlanarak fark yaratabilirken, aynı modelde olup, sadece kumaş desenindeki özgün karakter sebebiyle de farklılaşarak tasarım değeri taşıyabilir. Bir kullanıcı, farklı işlevsel özellikte birden çok şemsiyeye sahip olmayı isterken, diğer bir kullanıcı belli bir modeli benimseyerek bu modelin farklı renk ve desenlerinden birçok şemsiye sahibi olmak da isteyebilir. Tüketici her zaman, kendisine sunulan pek çok seçenek içinden, seçim yapmak ister. Bu seçenekler ise, ya işlevsel ya da görsel bakımdan farklılık ortaya koyarak, diğer bir deyişle tasarım değeri taşıyarak tüketicinin dikkatini çeker.
Ürün ambalajlarında görsel açıdan farklılık yaratarak benzer ürünler içinden öne çıkmak çok daha önemlidir. Bu alandaki en akıllıca strateji ise, ürünle özdeşleşen tasarımlar yaratmaktır. Bu ürünle özdeşleşen ambalajları tanımlamak için “trade dress” kavramı doğmuştur. Trade dress, ürünün tüketici üzerinde bıraktığı görsel izlenim ve ürünün kimliği olarak tanımlanmakta olup, bazı durumlarda marka kimliğinin önüne geçecek kadar güçlü tasarımları ifade eder.
Tasarımdaki benzerlikler dünyaca ünlü markaları sık sık karşı karşıya getirmekte. Şu günlerde Apple ve Samsung gibi iki devin GSM alanındaki mücadelesi devam etmekte. Apple, pek çok yönden Samsung tarafından taklit edildiğini öne sürerek hukuk mücadelesi vermekte. Bakalım kim galip çıkacak.

22 Ağustos 2007

İşte Tasarım, İşte Yaratıcılık…





Bu güne dek, kağıttan, metalden, plastikten, gazoz kapağından vs. yapılan elbiseler görmüştük. Ama böylesine pes doğrusu... Bu elbiselerden giymek isteyen çıkar mı bilmiyorum ama, çok yaratıcı olduğu kesin. Aslında her türlü polemik bir yana, elbiseler içerdikleri mesaj bakımından anlamlı. Daha önceleri, AIDS’ten korunmak amacıyla önemine dikkat çekmek için tasarlanan condom elbiselerin ortaya çıkış amacı bu sefer biraz farklı…

"Çin'in Pekin kentinde, üreme sağlığı fuarında kondomlardan hazırlanan kıyafetler sunuldu. Büyük dikkat çeken renkli kondomlardan hazırlanan kıyafetlerin sunulduğu etkinlikte, Nüfus ve Aile Planlaması Komisyonu sözcüsü Yu Xuejun, gelecekte Çin'in doğum kontrolü politikasının yumuşamayacağını belirtti. Çin nüfusunun 2010 yılında 1.36 milyar, 2020 yılında 1.45 milyar olması bekleniyor. Öte yandan Çin'in 2033 yılında da, 1,5 milyar nüfusla en yüksek rakama ulaşacağı öngörülüyormuş."

Zaten bahsi geçen defilede açıkça görülüyor ki, kondom Çin’de artık farklı amaçlar için kullanılmakta.
Haber kaynağı için bakınız.

15 Ağustos 2007

Delisi Bol Olan Köy İyidir!

Yaşlı ve yabancılarla sohbet etmekten büyük keyif alan, al yanaklı, tonton bir amca tanımıştım. “Mucitim” demişti. Gülerek hızlıca anlattı hikayesini. Evde ne varsa değiştirip “daha işe yarar” hale getirmeye ve durup durup “icat çıkarmaya” bayılırmış, “icat çıkarma” diyenlere inat. Deli derlermiş ona. Şimdikiler çok şanslı dedi, o alıştığımız görmüş geçirmiş ağırbaşlılıkla.
Bu olaydan sonra ne zaman teşvik edici bir yarışma veya etkinlik duysam hep o yorgun “muciti” hatırlarım.
İşte bu yarışmalardan biri: Henkel firmasının “İkinci Henkel İnovasyon Yarışması”. Yarışma ile, fikri hakların ticarileştirilmesi, ürün portföyü ile uyumlu yeni fikirlerin desteklenmesi amaçlanmış. Temelde 4 kategori belirlenmiş olup, bunların her birine yeni buluş ve tasarımların katılımı beklenmekte.

Kategoriler:
Çamaşır ve ev bakım ürünleri,
Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri,
Yapı kimyasalları ve yapıştırıcılar,
Henkel teknolojileri

Son katılım tarihi 31 Aralık 2007. Detaylı bilgi için buraya göz atmanız yeterli.


19 Temmuz 2007

Son 25 Yılın "En"leri


Son 25 yılın en ilginç 25 tasarımından oluşan "25/25" adlı koleksiyon Londra Design Museum'da sergilendi. Koleksiyonda son 25 yıla damgasını vuran ve tasarımın radikal bir protesto olduğunu ispatlayan çok çeşitli tasarımlara yer verilmiş.
İşte bunlardan bazıları:
  • Hüseyin Çağlayan'ın Airplane isimli uzaktan kumanda ile etekleri açılan ve fiberglastan yapılan elbisesi.

  • Richard Sapper'in düdüklü su ısıtıcısı.

  • Freeplay Energy Group'un tasarladığı pilsiz ve kablosıuz çalışan radyo.

  • Benetton'un efsanevi "Colors" dergisi.

3 Temmuz 2007

Şıpıdık Terlikler Yerine...



Günden güne ortaya çıkan yep yeni tasarımlar hem şaşırtıyor, hem merak uyandırıyor hem de denemeden insana rahat vermiyor.

Bu güne kadar topuklu, düz, parmak arası, bantlı gibi çeşitleri olan terlikler artık şekil değiştiriyor. Bu yeni terlik tasarımının adı henüz tam konamasa da, ilk etapta "üstsüz terlik" adı verilmiş. Ayaklarını özgür bırakmak isteyenler için ideal. Terlik, taban üzerinde bulunan özel bir yapışkan madde ile ayak altına yapışıyor ve ayağın üst tarafını tamamen açıkta bırakıyor. Ayakların altını koruyan ve genelini özgür bırakan bu yeni terlik modeli, ayağın üst tarafını korumakta biraz yetersiz. Mazallah kazara biri ayağınıza bassa, yandınız!
Ancak vaad ettiği rahatlık da göz ardı edilir gibi değil.

3 Mayıs 2007

Fikrini Parçalara Ayır; Zira Küçük Olan Güzeldir!

Geçen gün e-postalarımı kontrol edip, içlerinden okunabilecek olanları ayıklamaya çalışıyordum. Bu tür durumlarda silinecek ve okunacak e-postaları seçmede iki temel kriter kullanırım. Eğer başlığı ilgimi çekmeyen çok uzun bir metin ise gelen kutuma düşen, okunma ihtimali doğrudan azalır. Muhtemelen bu e-posta vaktimin olduğu bir zaman okunmak üzere bekletirim. Ancak aradan birkaç gün geçip hala okunmayınca, her kontrol edişte aynı postayı görmek sıkar ve çok büyük bir ihtimalle birkaç gün içinde silerim.

Bir de, hani şu başında uzun süre insanı oyalayıp sonunda bunu bilmem kaç kişiye gönderin bakın görün neler oluyor, yollamazsanız acayip felaketler olur vs. diyerek zincir mesajlar yaratan anlamsız ve gönderildiği kişileri de gereksiz yere sıkıntıya sokan mesajlar var. Bunlardan nefret ederim. Bir de spam lerden…

Neyse bunu uzatmaya niyetli değilim aslında. Sadede geleyim. Geçen gün bir arkadaşımdan, hayran kaldığım bir tasarımın tanıtım postasını aldım. Toplu halde iken evin bir köşesine sığan harika bir aksesuar, açık halde ise harika bir oturma takımı.
Bunu görünce tasarımın asi bir yanı olduğunu bir kez daha fark ettim. Mevcut oturma gruplarının ev içinde kapladığı alana itiraz edilmiş ve çok daha fonksiyonel, şık, estetik ve kullanışlı bir oturma grubu tasarlanmış. Gel de hayran olma bu hayal gücüne!

Dünden bu yana ise sevgili arkadaşım Onur’un hayal gücü ile ortaya çıkan ve şimdilerde “Fikir Ayracı” adını alan bir kitap ayracını inceliyorum. Fikir Ayracı’nın ortaya çıkış amacı birçoğumuzun kitap okurken yaşadığı ortak sıkıntı: kalınan yeri belirlemek. Tasarımı ise çok estetik ve kullanışlı görünüyor. Aynı asi tutum burada da kendini gösteriyor. Mevcut kitap ayraçlarının veri sağlama yetersizliğine itiraz edilmiş ve çok daha fonksiyonel, şık, estetik ve kullanışlı bir oturma grubu tasarlanmış. Ama yine de, Onur’un göndereceği numuneyi inceledikten sonra eleştiri hakkım saklı kalsın. Bu kadar kayıtsız şartsız bir “şakşakçı” olmayayım. Fikir Ayracı’nın tescilli olduğundan haberdarım ancak bana göre, ayracın bir tasarım yönü de bulunmakta. Üst yüzeyi öyle bir tasarlanmış ki, görüntü bakımından sıradan ayraçlardan farklılaşmış. Tasarımındaki bu yenilikçi stil ise ürünün faydalı olmasını sağlamıştır. Bu sebeple “Fikir Ayracı” nın tasarım tescili ile korunmasının da son derece önemli ve gerekli olduğunu düşünüyorum.

23 Nisan 2007

Starbucks Mutluluğu Buldu

Starbucks Coffee

Starbucks Coffee “Mutluluğun Resmi”

konulu 4.Tasarım Yarışması sonuçlandı!

Starbucks Coffee’nin geleneksel olarak düzenlediği ve bu sene dördüncüsü gerçekleştirilen “Mutluluğun Resmi” konulu Tasarım Yarışması sonuçlandı. Gerçekleştirilen jüri toplantısının ardından Deniz Erdinçler’in eseri birinci,

Seyran Öztürk’ün eseri ikinci,

Gülşen Erginsoy’un eseri üçüncü olarak seçildi.

Starbucks Coffee’de yaşadığı mutluluk deneyimini en iyi resmeden ve eseri birinci seçilen Deniz Erdinçler, 3 günlük Amsterdam seyahati ve Starbucks Coffee Kahve İşleme Merkezi’ne özel bir gezi kazandı. Deniz Erdinçler’in eseri Starbucks Coffee kupaları üzerine uygulanacak ve çok yakında Starbucks Coffee Türkiye mağazalarında satışına başlanacak.

21 Mart 2007

İneklerin İstanbul Çıkartması

Cow Parade olarak isimlendirilen ve “İneklerin resmi geçidi” yakıştırması üzerine adeta yapışan dünyanın en büyük açık hava sergisi, dünyanın 39 büyük şehrinden sonra nihayet 1 Ağustos – 31 Ekim tarihleri arasında İstanbul sokaklarında.

Cow Parade markalarla tasarımcıları halkla buluşturuyor. Etkinlik, her türlü firmanın markalarını veya vizyonunu, inek heykelleri üzerinde sanatçıların tasarımlarıyla halkla buluşmasını sağlıyor. Bu inek heykelleri farklı bir tuval ve markalar için de bambaşka bir mecra alanı sunuyor.
Yaratıcılıkta kendine güvenen herkes, tasarımlarını şu adres üzerinden göndererek Cow Parade İstanbul’a katılabiliyor. Üstelik profesyonel tasarımcı olma zorunluluğu da yok. Dileyen herkes kendi inek tasarımıyla bu yürüyüşe katılabiliyor. İneklerin fiyatları 500 – 7500 YTL arasında değişiyor. Elde edilecek gelirin Sokak Çocukları Rehabilitasyon Derneği, AÇEV ve TEMA’ya bağışlanması planlanıyor.

Cow Parade yaratıcılıkta sınır tanımıyor. İsteyen ineğini araba, koltuk ve hatta karpuz şekline sokabiliyor. Sadece şiddet ve cinsellik içeren figürler engellenmiş durumda.
Simge olarak ineğin seçilme nedeni ise, ineğin doğanın bir parçası olması, ebatlarının oldukça makul olması ve herkesin yüzünde tebessüme yol açan sevimli bir hayvan olmasından kaynaklanıyormuş.

17 Ekim 2006

Tasarımın Güvenli Sığınağı:TESCİL

Günümüzde firmaların yaratıcı çabaları onları rekabet maratonunda dereceye taşıyacak yegane varlıklarıdır. Fiyat rekabetinin giderek işlerliğini yitirmesi ve tüketici beğenilerinin standardının yükselmesi firmaları yeni katma değer arayışlarına yöneltmiştir. Yenilikçi tasarımlar yaratmak bu sürecin en rasyonel ve benimsenecek yoludur. Bu sayede yaratılan katma değer bir farklılık unsuru olarak korunabilmektedir. Tasarlamak dışında, firmaların stratejik eylemleri doğrultusunda kullanım alanlarının çerçevesini çok iyi belirlemeleri gerekmektedir. Çünkü kullanım alanı çerçevesi, yaratılan tasarımın artı değer olarak dönüşü ve etkisizleşerek yitip gitmesi arasındaki çok ince dengeyi kuran en belirleyici faktördür. Tasarlanan ürün yeni olsa bile korunmadığı sürece hemen taklit edilecek, yaratılan ürün farklı olmaktan çıkacak ve yaratıcısına artı değer katmaktan yoksun kalacaktır. Bu sebeple tasarımların mutlaka tescil ettirilerek üçüncü şahısların izinsiz kullanımına karşı korunması gerekmektedir. Koruma ancak yurt içi ve yurt dışında tasarım tescili ile sağlanabilir ve yarattığınız değer tüm getirileri ile birlikte tamamen sizin olur.
Tasarımınız başkalarıyla paylaşamayacağınız kadar değerliyse mutlaka tescil ile koruma altına alın.