tescil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tescil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2012

BİLİŞİM SEKTÖRÜNDE SINAİ MÜLKİYET HAKLARI


21.yüzyılda, sınır tanımayan teknoloji ağı hızla gelişmekte ve donanım çağından yazılım çağına geçiş aşikar bir şekilde gerçekleşmektedir. Bu gelişmelere paralel olarak Fikri Mülkiyet Hakları Sistemi, endüstriyel ve teknolojik buluşlar sayesinde önemli ölçüde gelişmiş ve çeşitlilik kazanmıştır.
Fikri mülkiyet koruması yeni kavramları kapsayacak şekilde yavaş yavaş genişletilmiştir. İnternetin gün geçtikçe yaygınlık kazanması ve bu sayede bilginin tüm dünyaya kolayca ulaştırılabilmesi bilginin kopyalanması ve yeniden kullanımı için artan talebi de beraberinde getirmiştir. Bu tür gelişmeler, yasal koruma sisteminin alanının genişlemesine ve yeni koruma kavramlarının geliştirilmesine neden olmuştur.
Fikri mülkiyet eserlerinin internet üzerinde lisansının verilmesi, internet üzerinde bazı kişilerin izin almadan başkalarına ait tanınmış markaları “domain name” olarak kendi adlarına kayıt ettirmeleri, değişik ülkelerin fikri ve sınai haklarla ilgili mevzuatlarının en iyi şekilde nasıl uyumlaştırılabileceği, bilgisayar programlarının tersine mühendislik yolu ile tekrar üretilmesinin yükleme veya kopyalama olup olmadığı ve eserin bilgisayarın hafızasına yüklenmesinin kopyalama sayılıp sayılmadığı konuları uluslararası düzeyde en çok tartışılan güncel sorunlardandır.

Bilgisayar programlarının, algoritmaların, matematiksel formüllerin patentli olarak korunması ve hakkın ihlali olmayan durumlarda fikri mülkiyet eserlerinin paralel ithalatına izin verilmesine yönelik olarak uluslararası düzeyde bir eğilim ortaya çıkmaktadır.

14 Haziran 2012

ORBİS VİSTA'ya Teşekkür!

 
(EİB) Ege İhracatçı Birlikleri tarafından düzenlenen Gıda AR-GE Proje Pazarı Yarışması'nda Orbis Vista Patent ve Hukuk Danışmanlığı sınai mülkiyet sponsoru olarak yer alarak, ödül alan projelerin korunması için patent veya tasarım tescil başvurularını ücretsiz yapmayı üstlendi. Yarışmaya katkılarından ve verdiği destekten dolatı Orbis Vista, Ege İhracatçı Birlikleri tarafından Teşekkür Belgesi ile onurlandırıldı.

5 Aralık 2011

Madrid Protokolü üye ülkelerinden Singapur, başvuru ücretlerini yeniden belirlendi. (MADRID/2011/42)

Madrid Protokolü uyarınca, Singapur Patent Ofisi yeni başvuru ücretlerini belirledi. Detaylı bilgi için WIPO tarafından 05.12.2011 tarihinde yayınlanan duyuru metnini sunmaktayız.

Madrid Protocol Concerning the International Registration of Marks



Change in the Amounts of the Individual Fee:  Singapore

1.         The Government of Singapore has notified to the Director General of the World Intellectual Property Organization (WIPO) a declaration modifying the amounts of the individual fee payable with respect to Singapore under Article 8(7) of the Madrid Protocol.

2.         In accordance with Rule 35(2)(b) of the Common Regulations under the Madrid Agreement and Protocol, the Director General has, after consultation with the Office of Singapore, established the following new amounts, in Swiss francs, of the said individual fee:

ITEMS

Amounts


(in Swiss francs)

Application or Subsequent Designation

–    for each class of goods or services

272

Renewal

–    for each class of goods or services

197



3.         This change will take effect on December 20, 2011.  Therefore, these amounts will be payable where Singapore 

(a)       is designated in an international application which is received, or is deemed to have been received under Rule 11(1)(c), by the Office of origin on or after that date; or 

(b)       is the subject of a subsequent designation which is received by the Office of the Contracting Party of the holder on or after that date, or is filed direct with the International Bureau of WIPO on or after that date; or 

(c)       has been designated in an international registration which is renewed on or after that date. 


December 5, 2011

3 Aralık 2011

Madrid Protokolü üye ülkelerinden Türkiye, başvuru ücretlerini yeniden belirlendi. (MADRID/2011/41)

Madrid Anlaşması ve Madrid Protokolü uyarınca, Türk Patent Enstitüsü CHF üzerinden yeni başvuru ücretlerini belirledi. Detaylı bilgi için WIPO tarafından 01.12.2011 tarihinde yayınlanan duyuru metnini sunmaktayız.

Madrid Protocol Concerning the International Registration of Marks



Change in the Amounts of the Individual Fee:  Turkey

1.         In accordance with Rule 35(2)(d) of the Common Regulations under the Madrid Agreement and Protocol, the Director General of the World Intellectual Property Organization (WIPO) has established the following new amounts, in Swiss francs, of the individual fee that is payable when Turkey is designated in an international application, in a designation subsequent to an international registration or in respect of the renewal of an international registration: 

ITEMS


Amounts

(in Swiss francs)

Application or Subsequent Designation

–    for one class of goods or services
–    for each additional class


248
  49

Renewal

–    independent of the number of classes


244
 


2.         This change will take effect on January 1, 2012.  Therefore, these amounts will be payable where Turkey 

(a)       is designated in an international application which is received, or is deemed to have been received under Rule 11(1)(c), by the Office of origin on or after that date; or 

(b)       is the subject of a subsequent designation which is received by the Office of the Contracting Party of the holder on or after that date, or is filed direct with the International Bureau of WIPO on or after that date; or 

(c)       has been designated in an international registration which is renewed on or after that date. 


December 1, 2011

3 Kasım 2011

Marka Tescilinde 35. Sınıf Uygulamaları ve Uygulama Değişikliği

Türk Patent Enstitüsü tarafından hazırlanan ve 19 Ekim 2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 35.sınıf değişikliği ile ilgili tebliğ, “mağazacılık ve satış hizmetleri” yapan işletmelerin özel ürün ve sektör belirtmesine izin vermiştir. Buna göre, bir markayı kullanmadığı ürünler ve sektörler için tescil ettirenlerin elde ettiği tekel hakkı sınırlandırılacak ve gerçek hak sahiplerine markalarını yeniden tescil ettirme fırsatı tanınmış olacaktır. Yapılan mevzuat değişikliği ile kötü niyetli müracaatların engellenmesi amaçlanmaktadır.

35. sınıfta tescilli markası olan hak sahipleri için önemi

·         Eski uygulamada Türk Patent Enstitüsü 35. sınıfta bir markaya aynı veya yanıltıcı derecede benzer markaları kabul etmezken, değişiklik sonrası kabul edip yayınlama ve mevcut “genel tanımlı” tesciller ile “çakışmayacağına” dair değerlendirme kararı almıştır.
·         Yayın esnasında itiraz edilmez ise ilgili aynı veya benzer marka tescile bağlanacak olup, bu durumun mevcut marka sahiplerinin haklarına zarar vermesi olasıdır.

Ne Yapmalı

→ 35. sınıf kapsamında sektör ve/ veya ürün tanımları ekleyerek marka koruma kapsamını kendi faaliyet alanları ile sınırlamak için ek tanımlama/ detaylandırma yapıp yeni bir marka müracaatı gerçekleştirilmeli.
→ 35. sınıfta var olan ve bir markaya yanıltıcı derecede benzer markaları sürekli olarak izlemeli ve tescillerini yayın süresi içinde itiraz ederek engelleme yoluna gidilmeli.

35. sınıfta tescil alamamış sahipler için önemi

·         35. sınıfta faaliyet göstermediği halde “genel tescilli” olan markalar karşısında yeniden bir fırsat doğmuştur. Çünkü artık genel tescilli markalar (gerçekten bu sektör veya ürün ile ilgili ticaret yapmadığı müddetçe) “özel tanımlı” marka müracaatlarına engel olamayacaktır.

Ne Yapmalı

→ Herhangi bir işletmenin “gerçek haklarına tecavüz etmeden” 35. sınıf kapsamında sektör ve/veya ürün tanımları yeni bir marka müracaatı gerçekleştirilmeli.


35. sınıf kapsamında yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” tanımı yeni uygulama değişiklikleri kapsamında artık “çeşitli mallar” yerine özel ürün(ler) ve/veya sektör (ler)belirtmek mümkün kılınmış olup, etkin koruma için önerilmektedir.

Daha önce 35. sınıfta ret olmuş markalar yeniden tescil şansını elde etmiştir. Bu süreçte, var olan hak sahipleri özel emtialar ile marka başvurusunu yenileyerek yerini almalı ve marka haklarını sağlamlaştırmalıdır. Her iki taraf birbirilerinin “gerçek haklarına” tecavüz etmeden takip etmesi gereken adımları yerine getirmelidirler.

Eskiden tescil talepleri ret olmuş markaların müracaatı gerçekleşecektir, “haklı veya haksız” tescili itirazlarla engellenmediği sürece, kabul görecektir.

Hak sahipleri 35. sınıf emtiasını özelleştirip hızla müracaat gerçekleştirmekte ve bu sürece vaktinde dahil olmak son derece önemli hale gelmiştir.

5 Ağustos 2011

Sınai Mülkiyet Haklarının Terk Edilmişliği Üzerine...

İnternette Marka Olmak
Bu gün karşılaştığımız bir müşteri talebi kez daha fark ettirdi ki, sınai mülkiyet haklarını kullanmak bunların yakın takipçisi olmak, yakın takipçisi olmak onlardan yararlanmanın en temel şartı. Marka, patent veya tasarım başvurusu yapmak ve sonrasında arkaya yaslanmak, tescil belgesi geldiğinde tipik Türk sanayicisi mantığı ile bunu çerçeveletip duvara asmak ve unutmak belki de yapılacak en büyük hata. Sınai mülkiyet hakları, onlardan yararlandıkça, onları kullandıkça değer kazanır.
Sınai mülkiyette temel olarak sayılabilecek marka, patent ve tasarım tescilinde süreç bakımından ortak nokta, resmi kurumun incelemeden sonra yaptığı yayındır. Kurum, kendisine yapılan başvuruları ilana açarak, üçüncü şahısların itirazlarını bekler. İtiraz gelen başvurular, bu ilan aşamalarını yakından takip etmek o kadar önemli ki… İlan aşamasında tespit edilen ve kötüye kullanım sayılabilecek başvurular için anında işlem başlatabilme fırsatı verir. Basit bir itiraz dilekçesi bunun için yeterlidir. Aksi halde ise, hiçbir itiraz gelmediği için, kurum başvuruları tesciller.
Hak sahibi, eğer bu tescilden sonradan haberdar olur ise, tek yol dava süreci başlatmaktır. Bu ise, hem zaman hem de maliyet açısından yorucu ve yıpratıcı bir süreçtir.
Türk sınai mülkiyet sisteminin itiraza dayalı olması sanayicimizin ve tüm muhataplar açısından çok büyük bir avantaj sağlamaktadır. Bunun farkında olmak ve süreci iyi değerlendirmek elimizde.
Unutulmamalı ki, marka değerini artırmak ona yapılan yatırımların yanı sıra markalaşma stratejisinin iyi yönetilmesi ile de doğrudan ilgilidir. Markayı tescil ettirmek ve sonrasında takibini bırakmak, onu unutulmaya terk etmek, yapılan tüm yatırımları heba etmektir.
İyi bir marka yönetimi, markanın stratejik değer olarak görülmesi ile başlar. Şirketlerde nasıl satış ekipleri her hafta rutin toplantılar yapıp haftayı analiz eder ve sonraki haftanın stratejisini belirler ise, marka yönetimi de bunu gerektirir. Marka yönetim, başvurunun doğruluğu, sürecin ciddi biçimde takibi, benzer sonraki başvuruların ve piyasadaki kötüye kullanımların tespiti, bunlara karşı verilecek mücadeleler, mücadelelerden alınan olumlu sonuçların (basında) kamuoyu ile paylaşılmasını gerektirir. Böylece marka şirket için stratejik değerken, tüm kamuoyu ve dolayısıyla tüketici için giderek tanınan, güven duyulan ve uğruna mücadele edildiği bilinen, bu yönüyle de kıymet verilen bir marka olacaktır. Bilinirlik düzeyi artan marka, -emin olunuz ki- market raflarında ilk tercih edilen marka olacaktır. Hiç değilse her tüketicinin denemek isteyeceği bir marka olacaktır. Zaten pazarlamada, bu fikri tüketici zihninde yaratmış olmak en büyük başarıdır. Tüketicinin o markalı ürünü alıp kullandıktan sonra memnun kalıp kalmaması ise artık o ürünün kalitesine kalmış bir şeydir.
Stratejik marka yönetimi, pazarlama açısından görevini tamamlamış bulunmaktadır. Her eve girebilmiştir, her tüketicinin zihninde “marka” algısı yaratmıştır. Marka algısı o markanın “kaliteli” oluşu algısını da beraberinde getirir ve aslında “kalite” markanın alt kümesi gibidir. Marka, kaliteyi kapsar. Ancak markanın mutlaka kalite ile örtüşmesi gerekir ki, marka algısı bütünleşsin ve devamlılığı sağlanabilsin.

17 Ekim 2006

Tasarımın Güvenli Sığınağı:TESCİL

Günümüzde firmaların yaratıcı çabaları onları rekabet maratonunda dereceye taşıyacak yegane varlıklarıdır. Fiyat rekabetinin giderek işlerliğini yitirmesi ve tüketici beğenilerinin standardının yükselmesi firmaları yeni katma değer arayışlarına yöneltmiştir. Yenilikçi tasarımlar yaratmak bu sürecin en rasyonel ve benimsenecek yoludur. Bu sayede yaratılan katma değer bir farklılık unsuru olarak korunabilmektedir. Tasarlamak dışında, firmaların stratejik eylemleri doğrultusunda kullanım alanlarının çerçevesini çok iyi belirlemeleri gerekmektedir. Çünkü kullanım alanı çerçevesi, yaratılan tasarımın artı değer olarak dönüşü ve etkisizleşerek yitip gitmesi arasındaki çok ince dengeyi kuran en belirleyici faktördür. Tasarlanan ürün yeni olsa bile korunmadığı sürece hemen taklit edilecek, yaratılan ürün farklı olmaktan çıkacak ve yaratıcısına artı değer katmaktan yoksun kalacaktır. Bu sebeple tasarımların mutlaka tescil ettirilerek üçüncü şahısların izinsiz kullanımına karşı korunması gerekmektedir. Koruma ancak yurt içi ve yurt dışında tasarım tescili ile sağlanabilir ve yarattığınız değer tüm getirileri ile birlikte tamamen sizin olur.
Tasarımınız başkalarıyla paylaşamayacağınız kadar değerliyse mutlaka tescil ile koruma altına alın.