23 Kasım 2006

"Anime", "Manga" ve iri gözlüler...


Japon çizgi filmlerine Fransızca'daki animation sözcüğünden türemiş olan "Anime", çizgi romanlarına ise "Manga" adı verilirmiş.

Bu yaşıma geldim, hala çizgi film izlemek bana büyük keyif verir ama Japon çizgi filmlerinin yeri apayrı. Hatırlıyorum, benim küçüklüğümde Japon çizgi filmleri furyası vardı. Bir dönemim bunlarla geçti. O yaşlarımda bu çizgi filmlerle ilgili önemli saptamalar yapabilmiş olduğumu anımsıyorum.

Mesela yüzlerinin yarısını kaplayan kocaman gözler her çizgi karakterin en dikkat çekici noktasıydı. Hele bir de garip, ani ve önceden kestirilemez tepkileri, bu tepkilerin o iri gözlere yansıması o çocuk aklımla beni ekrana kilitlerdi. Giderek daha iyi anlıyorum ki, Japon çizgi filmleri tam bir mimik ve efekt cenneti...

Karakterlerin o iri gözleri ise yaratıcılarına tamamıyla zıt bir durum ortaya koyuyor. Sanki yaratıcının gözleri ne kadar küçülürse, yarattığı karakterlerin gözleri de o kadar büyüyor gibi. Bu yalnız iki şekilde açıklanabilir:
  • Ya Japon güzellik anlayışı bunu gerektiriyor ki o zaman kendi içlerinde bir tek güzel insan bulunmadığı sonucuna götürüyor bu sav bizi.
  • Ya da Japonlar çekik ve minik gözlerinden dolayı ciddi anlamda kopleks sahibi insanlar.

Ayrıca ilginç ama, Japon çizgi film karakterleri genelde zayıf, uzun boylu ve zarif yaratılırlar. Bu da sanırım bir başka kompleksin dışa vurumu.

Hangisi olursa olsun, bir dönem büyük keyifle izlediğim, halen denk gelir de bir çocuk kanalında yakalarsam kendimi izlemekten alıkoyamadığım çizgi filmler bunlar.

Anime ve Manga ile ilgili detaylı bilgi ve etkinlik takibi için (bkz.)

9 yorum:

Adsız dedi ki...

aylincim ben de bir çizgi film sever olarak yorum yapma hakkı buldum kendimde nedense.Ama mağlesef ben japon filmlerini hiç seyretmem bana son derece itici tipler gibi geliyor orda yaratılmış karakterler.Belki de kompleksli durum bana negatif elektrik veriyordur.Ben daha sevimlilerini tercih ediyorum tom ve jerry gibi mesela:)Son zamanlarda sinemalarda gösterime giren animasyonlar da favorilerim arasında.Hatta önümüzdeki günlerde farelerin dünyasını anlatan bir çizgi film gelecek sinemaya süper bir şeye benziyor.Tavsiye ederim...

Adsız dedi ki...

Bu arada ben Çağlar Öge adımı yazmayı unutmuşum:)))

aylin sener dedi ki...

Çağlar'cım sinemaya çizgi film izlemeye gitmeye utanıyordum bu yaşta, seni buldum ya, beraber gideriz artık :)

aylin sener dedi ki...

bir arkadaşım şu linki tavsiye etti:
http://www.youtube.com/watch?v=l6KAXUu6Xko
Bakalım siz de beğenecek misiniz,
Teşekkürler Tamer,

Adsız dedi ki...

Clementineeee...
Ama sadece Clementine değil. Ben bugün hiçbir çizgi filmden izim çocukluğumuzdakiler kadar tat almıyorum. Benim favorim Heidi,Arı Maya, Clementine ve altın şehri bulmaya çalışan Esteban'dı.
Clementine'in ve Kayıp Dünyalar'ın da müziklerine bayılırdım.
Daha fazlasını hatırlamak isteyenlere benden de bir link :
http://www.realfiesta.com/anime.htm

destan dedi ki...

Animeler, çizgi filmler ve Japonlar biraraya gelince ben çok keyif alıyorum. Üçünü de çok seviyorum.
Blogunu beğendiğimi ifade etmezsem de çatlarım ayrıca:)

aylin sener dedi ki...

Arzu hoşgeldin.
Böyle yazmakla beni çok mutlu ettin :) Teşekkürler...

Adsız dedi ki...

Merhabalar, ben de çizgifilmleri hala çok seven bir anime hayranıyım. Jaon çizgifilmlerine göz boyutu ve vücut oranları hep ilgimi çekmiştir. Bu arada, anime üzerine düşünen ve sohbet edenleri görmek çok güzel. Benim de bir anime olan Pokemon ile ilgili bir blogum var:

http://pokemonturkiye.blogspot.com

Umarım beğenirsiniz.

aylin sener dedi ki...

Sevgili Gonbetr,
Bir çizgi film hayranı olarak doğru yere tıklamışsın. Ara sıra uğra olur mu :)
Bu arada blog'unu çok sevdim, haberin olsun :)