22 Nisan 2007

Aslında Çevreci Değilim Ki…

Markalar artık çevre duyarlığını ön planda tutmayı hedefleyerek tüketicilerde, yaşam alanlarınızı koruyoruz izlenimi vermeye çalışıyorlar. Bu, tüm dünyada yeni bir akım ve belki de bu güne kadar üzerine gidilmesi insanlık adına en faydalı yönelim. Markaların gerçekte ne kadar doğayla barışık olduğu ve çevreci yaklaşımı ne ölçüde benimsediği sorgulaması gereken açık uçlu bir soru iken, tüketiciye dönük eylemlerde bu akımdan sonuna kadar faydalandıkları çok açık. Yürütülen reklam kampanyaları, basın açıklamaları, sosyal sorumluluk vaatleri, tasarlanan yeni nesil ürünler, çarpıcı sloganlar bu çevreci yaklaşımın markalar sunduğu yeni fırsatlar.

Buna son örnek, üzerinde 'I'm not a plastic bag' (Ben naylon torba değilim) yazan alışveriş çantaları. Bu çantalar, naylon torba kullanımına karşı başlatılan projenin bir ayağı. Doğada geri dönüşümü çok zor olan naylon torbalar yerine çevreyle barışık, sürekli kullanılabilecek ve şık bir alışveriş torbası alternatifi yaratmak amaçlanmış olmasına rağmen, sınırlı sayıda üretilen bu çantalar, ünlü tasarımcı Anya Hindmarch tarafından tasarlandığı için İngiltere'de satışa çıktığı andan itibaren, bir buçuk saat içinde ünlü isimler tarafından adeta kapışılmış ve tamamı tükenmiş. Ancak ünlülerin desteği sayesinde, bu çevre dostu çantalar asıl çıkış amacını gölgede bırakacak kadar ünlü olunca onlardan birer tane edinebilen az sayıda kişi tarafından günlük çanta olarak kullanılmaya başlanmış.

Ne enteresan bir girişim! Bir kez daha gördük ki, sonuna kadar iyi planlanmamış tutarsız ve rüzgarın estiği yöne doğru savrulan bir girişim, ortaya çıkış amacı ne kadar iyi niyetli olursa olsun başarısız olmaya mahkumdur. Sınırlı sayıda gerçekleştirilen üretim, ne kadar ucuz olsa da o “meşhur” ürünü talebin zirvesine oturtacak ve buna sahip olanlar olamayanlara göre şanslı olacak. Bu durumda da, çantaların kullanım yeri ve amacı kullanıcıları tarafından değiştirilecektir. Çantalara sahip olamayanlar ise onlara ulaşma arzusuyla yanıp tutuşacak. Satışa ilk çıktığında 5 paunda satılan bu çantalar için şu anda kuyrukta bekleyen ve 200 ila 400 paund vermeye hazır alıcıları var.

Bana göre bu çevreci girişimi tamamen başarısızlığa uğratan bu hatalı planlama ve öngörü eksikliği, belki de bilerek ve istenerek kurgulanan planlı bir pazarlama taktiği idi. Kim bilir!

Sonuçta ne kadar başarısız bir çevreci girişimse, o kadar başarılı hatta önünde şapka çıkartılacak bir pazarlama stratejisi sergilenmiş. Ancak baştaki iyi niyetli çevreci amaçlar “yerseniz” olmuş.

5 yorum:

ömer dedi ki...

Bence de amaçı çevre bilincini uyandırmak geri dönüşümü zor olan naylon poşet torbaların yerine daha zararsız olan ve dikkat çeken,asıl amacı sempati yaratarak insanların ''I am not a plastic bag'' yazılı çantaları kullanmalarını sağlamak.Ama burada 2 ana başlık var dikkatimi çeken.
1.Sizin de söylediğiniz gibi torbayı (çantayı) tasarlayanın çok ön plana çıkartılması, kesinlikle torbaya değer yükleyip sattırmak amacı ile yapılmıştır.
2.Torbaların ''yok'' satması yani yüksek oranlarda üretilmemesi,talebi arttırmış insanların tamamen fiyat sınırlarını zorlamıştır.Zaten İngiltere halkının popüler kültüre olan ilgisinide katarsak işin içine tamamen çevre bilinci ''KULLANILARAK'' yapılan bi pazarlama stratejisidir.

aylin sener dedi ki...

Ömer merhaba,
Evet anlatmak istediğim tam olarak buydu. Çok güzel özetlemişsin. Masum bir çevreci girişimin aslında tilki kurnazlığnda tasarlanmış bir strateji olduğunu görüyoruz. Etik olup olmadığı tartışılır, ancak oldukça başarılı olduğunu itiraf etmeliyim.

aylin sener dedi ki...

5 pounda satılan bu torbaların, ülkemizin güzide pazarlarında 45 YTL fiyatla satıldığını gördüm. Pes yani!

abidin mutlu dedi ki...

aylin hanım merhaba
yazılarınız çok güzel
ben bir haber portalı hazırladım www.habergah.com orada yazmak istermisiniz
ben çok memnun olurum bir inceleyin sitemizi

aylin sener dedi ki...

Abidin bey merhaba,
Yazılarımı beğenmeniz beni çok mutlu etti. Teşekkür ederim.
Tabi ki. Neden olmasın! Seve seve yazarım haber portalınızda.